İş bırakma eylemi değil, grev yaptık
Tire Haberleri | Otamış
Kesk, Kamu – Sen ve Birleşik Kamu – İş Sendikaları’nın Ağustos ayında hükümetle zam konusunda yaptıkları görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkmaması üzerine 25 Kasım 2009 günü ülke çapında yapılan bir günlük iş bırakma eylemine Eğitim-Sen ve Eğitim-İş Sendikaları’na bağlı toplam 190 öğretmen destek vermişti. Konuyla ilgili açıklama yapan Eğitim-Sen Tire Şubesi yetkilileri yaptıklarının, “İş bırakma eylemi değil, GREV” olduğunu dile getirdi.
Açıklamada, “Bu bir iş bırakma değil anayasal hakkımız olan GREV’dir. Bu şekilde bilinmesi ve algılanması gerekmektedir. Bu durum, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler yönünden de bu şekildedir. Anayasanın 90. maddesine göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası sözleşmeler, kanun hükmündedir ve bunların kanunlarla farklı hükümler içermesi durumunda sözleşme hükümleri esastır. Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi ile karşılıklı akdettiği ve TBMM tarafından kanunla onaylanan temel hak ve özgürlüklere ilişkin 8 adet insan hakları sözleşmesi bulunmaktadır. Anayasamızın 90. maddesi ile sözü edilen 8 adet temel hak ve özgürlüklere ilişkin insan hakları sözleşmesi, ulusal yasalara üstün tutularak kendiliğinden uygulanması zorunlu kılınmış, sözleşmelere ulusal hukuk üzerinde doğrudan etki kazandırılmıştır.” şeklinde açıklamaya devam edildi.
Amacımız “Grevli Toplu Sözleşmeli Çalışma Hakkı”
Amaçlarının grevli, toplu sözleşmeli çalışma hakkı olduğunu vurgulayan yetkililer, “İşsizliğe, adaletsiz vergi dağılımına son demek, eşit, adaletli, demokratik bir gelecek için GREV yaptık. Bu iş bırakma olarak algılanmamalıdır. Sonuçta bizler de bir çalışanız. İşverenimiz olan devletin bizi her alanda muhatap alması için böyle bir hakkımızın olması gerekmektedir. Özellikle eğitim alanında çalışan bizler, öğrencilerimize ne türden bir eğitim verileceği konusunda hiçbir söz hakkına sahip değiliz. Böyle bir hakkımızın olması hükümetler karşısında eğitim camiasını söz sahibi yapacaktır.”
Her konuda biz varız
Çalışmalarının sadece ekonomik ve eğitim açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Eğitim-İş Sendikası Tire Temsilciliği, “Filistin’de yaşanan katliamı da protesto ettik. Dünyanın her yerinde insan insandır, hak haktır. Biz her türlü hak mücadelesinin yanındayız; içerisindeyiz.” şeklinde açıklamaya devam edildi.
Mücadelemizle çok hak kazandık
İlçemizde mevcut mevzuat ve genelgelerin yorumlanması ve uygulanması hususunda çoğu zaman sıkıntı yaşandığını ve müdahale etmek gerektiğini dile getiren yetkililer, “Örneğin; Danıştay, ayakta tedavi süresinin 4 günden az olması durumunda öğretmenlerden sevk ücreti alınmayacağı yönünde karara imza attı. Yine sevk sayısının 4’ün üzerinde olmaması durumunda ek ders ücretlerinden kesinti yapılmıyor. Bu karar sendikamızın girişimleri ile gerçekleşmiştir. İlçemizde bunun uygulanması 6 ay gibi bir gecikmeyle başlamak üzere. Yine derneğimizin girişimleriyle bu haklar kazanılmıştır” denildi.
Katılım payı 108 TL olmasın!
Hastanelerde muayene olunması durumunda 2 TL katılım payı ödenirken bunun 8 TL’ye çıkarıldığını belirten yetkililer, “Bu rakam hiçbir sebep yok iken 2 TL’den yüzde 400 artışla 8 TL’ye çıkarılmıştır. Yarın bunun 8 değil 108 TL olmayacağının hiçbir garantisi yoktur.” denilerek “Grev ve toplu sözleşmeli çalışma hakkı verildiği takdirde kimse bu tarzda keyfi uygulamalar yapamayacaktır. Biz mücadelemize devam edeceğiz.” ifadelerinde bulunuldu.
Soruşturmalar anlamsız
Grev nedeniyle görevleri başında olamayan ve bu nedenle haklarında idari soruşturma açılan yetkililer, “Açılan idari soruşturmaların hiçbir hükmü yoktur. Sonuçta civar ilçelerde dahi birçok idareci soruşturma açmaya bile gerek görmeden konuyu kapatmıştır. Burada amaç yıldırma politikasıdır. İdari soruşturma neticesinde disiplin cezası verilmesi mümkün değildir. Bu şekilde verilen cezaların tamamı idari mahkemelerce reddedilmiş, Danıştay’a gidenler de Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Dava ücretleri soruşturmaya gerek gören yetkililer tarafından ödenmiştir. Biz bunların örneklerini bir dosya halinde hazırladık ve okul müdürlükleri ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdik. Şu anda tamamlanmış bir soruşturma yok, ancak; herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını ümit ediyoruz.” diyerek açıklamayı tamamladılar.
Kaynak: Yerel Güç Haber Merkezi